Eylül 3, 2021

Berdel 8: 17’lik Kübra’nın Daracık Götü

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bbw

Berdel 8: 17’lik Kübra’nın Daracık GötüSabah uyandığımda babam ve Zeynep Teyze çoktan kalkmışlar, yıkanmışlardı. Zeynep Teyze inekleri sağarken babam hayvanların altını temizliyordu. Babam beni görünce enseme vurup yerimde sarstı. Bir bana bir Zeynep Teyzeye bakıp “iyi uyudun mu!” diye sordu. “Uyudum baba!” dedikten sonra ona yardım etmeye giriştim.10-15 dakika geçmemişti ki Kübra yanında Beyzanur ile geldi. Babamın bir işareti ile kızlar Zeynep Teyzenin yanına geçip ona yardıma başladılar. Babam varken kızların bana bakması mümkün değildi. Babam dışarı çıkana kadar başlarını kaldırmadan çalıştılar. Ancak babam sabah sigarasını içmek için dışarı çıktığında Kübra’nın gözlerini üzerimde hissettim. Aynı şekilde Beyzanur’da ablası gibi manalı manalı bakıyordu. Basma şalvarları, başlarına örttükleri çiçekli türbanları ve uzun kollu gömlekleri birbirine benziyordu. Sanki ikiz kardeşler gibi görünüyorlardı. Ama yüz hatları birbirinden farklıydı. Her birinin ayrı bir güzelliği vardı. Kübra daha toplu, biraz daha esmer bir yüze sahipken Beyzanur’un daha beyaz, oval bir yüzü vardı.Zeynep Teyze kahvaltıyı hazırlamak için yukarı çıktığında nihayet konuşma fırsatımız oldu. Kübra “nasılsın okullu, keyfin nasıl!” diye takılırken Beyzanur “Reşit Abi hayırlı sabahlar!” diyerek resmi bir tavır takındı. İki kardeşin benimle bu kadar yakından ilgilenmeleri hoşuma gitti. Ama sanki bunun olması için babamın Zeynep Teyzeyi kaçırıp eve getirmesini bekliyorlarmış gibi geldi bana. Ondan önceki zamanlarda pek ilgilenmez görünmüşlerdi. Doğrusu Zeynep Teyze evimize geldiğinden beri hayatım hızla değişmişti.Babam kızları bırakmadı, kahvaltıyı hep birlikte yaptık. Sonrasında birer güğüm aldılar, ben de bir tane alıp peşlerine takıldım babamın emriyle. Bir Kübra’nın bir Beyzanur’un götüne takılıyordu gözlerim. İki kardeş götlerini çalkalayarak birkaç adım önümden gidiyordu. “Acaba hangisinin götü daha iyidir!” diye soruyordum kendi kendime. Beyzanur’un incecik beli vardı ve yürürken onu yılan gibi oynatıyordu. Kübra’nın kalçaları ve beli daha kalındı kardeşine göre ama o da daha işveliydi.Yolda küçük amcamın oğlu Ömer önümüze çıktı. Ömer benden bir yaş küçük ama uzun boylu, güçlü kuvvetli bir çocuktu. İlkokulu zor bitirmiş, eğitimsiz biriydi. Aklı fikri karı kız ve silahtan ibaretti. Babasının silahını alıp açık alanda mermi sıkmayı çok seviyordu. Ara sıra ben de ona takılıyordum.Senelerden beri gözü Kübra’daydı. Ama Kübra’nın ona karşı bir şeyler hissetmediğini iyi biliyordum. Kübra’ya “napıyon kız!” diye seslendiğinde sertçe “sana ne!” cevabı aldı. Kızlar giderken Ömer koluma girip “bugün senle işimiz var emmoğlu!” dedi. “Ne işi!” dediğimde “ince iş oğlum, ben arayacam seni, telefonunu açık tut!” dedi ve köşeyi dönüp gözden kayboldu. Yine bir karı kız muhabbeti olacaktı anlaşılan. Hoşlandığı kızlara telefondan mesajlar atıyor, eğitimi kıt olduğu için de benden yardım istiyordu. Gene öyle bir şeydi belki de…Evde kimse yoktu. Amcamla yengem yanlarına Osman’ı da alıp bağa çalışmaya gitmişlerdi. Bağları evin yakınlarında olsa da gelmeleri akşamı bulurdu. Kübra Beyzanur’a “hadi kız, boş boş durma, sen şu iki güğümü alıp Emine ablalara götür, ben daha yemek yapıcam!” deyince Beyzanur’un beyaz yüzü kızardı sinirden. Bir bana bir ablasına bakıp “Reşit ağam yardım etsin o zaman, güğümler ağır, ben tek götüremem!” dedi. Kübra “bal gibi de götürürsün, amcamın ordan buraya getirdin de şimdi mi götüremiyon… Hem Reşit’in işi var, babam ona hayvanlara yem vermesini söylemişti!” diye yanıt verdi. Beyzanur “babam nerden biliyomuş Reşit ağamın buraya geleceğini!” diyerek itirazda bulununca “hadi hadi çok konuşma da işini yap, alırım ayağımın altına yoksa!” diyerek çıkıştı.Aralarında bir yaş olsa da Beyzanur ablasından korkuyordu. Kübra cazgır ve kavgacı bir tipti. Daha önce birkaç defa Beyzanur’u pataklamıştı. Beyzanur öfkeyle güğümleri yüklenip evden çıkarken Kübra’nın istediği olmuş evde tek kalmıştık.“Ben ahıra gideyim o zaman!” diyerek dışarı çıkarken “iyi tamam!” dedi hiç bende gönlü yokmuş gibi. Böyle beni sallamadan konuşmasına bozuldum ama dengesiz bir kız olduğunu bildiğimden ses etmedim. Ancak ahıra gireli 2-3 dakika olmuştu ki “hişş, hişş, Reşit, gelsene!” diye bana seslendiğini duydum. Ahırın arkasındaki bursa escort kapıdan sessizce girmiş köşeye sinmişti. “Ne oldu kız!” diyerek yanına gittiğimde ne olacağını az çok biliyordum. “Gel!” diyerek elimi tuttu. Hemen sonra yanaşıp “özlemedin mi beni!” diye naz yaparak sokuldu. Elimi alıp memelerinin üzerine götürdü. Şişkin ve taş gibi sert memelerini avucumda hissederken yarağım zonkladı altta. Kübra elimi bırakıp gömleğinin düğmelerini açtı. Dünkü beyaz sutyeni üzerindeydi. Hızlı bir hareketle sıyırdı aşağı. Vücuduna göre büyük kalan dik ve sert beyaz memeleri çıktı ortaya. Minik pembe uçları sivriydi ve yukarı bakıyordu. 17 yaşının tazeliği üstündeydi. Elimi tutup memelerinin üzerinde gezdirirken yutkundum, yarağım oynuyordu pantolonumun altında ha bire.“Kız yapma kardeşin gelir şimdi!” dediğimde “merak etme gelmez hemen. Emine abla bırakmaz onu öyle, varsa bir işi yaptırır, korkma!” dedi. Şişkin memelerini okşamaya başladım o zaman. Ayaktaydık ama yanımızda duran bir saman balyasını fark edince üstüne oturduk. Kübra’nın meme uçlarını emmeye başladım. O an “ohhh!” diye bir inilti çıktı dudaklarından. Dilimi uzatıp etli pembe uçlarını yalamaya başladım bu sefer. İçime çekip vakumladım daha sonra. Ancak Kübra bununla yetinecek bir kız değildi, azmıştı fazlasıyla.Beni geriye itip “benimkini görmek ister misin!” diye sordu. “Seninki mi!” dedim ne olduğunu anlamamıştım çünkü böyle pat diye söyleyince. “Amı mı görmek ister misin!” dedi daha açık açık. “İsterim!” dediğimde “ben de seninkini görücem ama!” dedi neşeyle ve ayağa kalktı. Karşıma geçip çiçekli basma şalvarını lastiklerinden tutup dizlerine sıyırdı. Amının izi beyaz pamuklu külotunda çıkmıştı. Kalçaları ve kasıkları bembeyazdı. Hayatında güneş görmemişti o bölgeleri ne de olsa. Minik külotu kasıklarını sıkıyordu. Heyecandan yerimde duramaz olmuştum. Kübra külotunun lastiklerini tutup dizlerine indirdiğinde nefes alamaz hale gelmiştim nerdeyse. Amı da kalçaları gibi bembeyazdı. Amı incecik bir yarıktan ibaretti. Tıraşlı ve tertemizdi. Elini tutup kendime çektim ve sağ elimi heyecanla amına attım. O an Kübra yerinde irkildi. “Üfff, bu ne kız!” dedim. Zeynep Teyze ve Hasibe yengemin yıllardır sikilmekten külüstüre dönmüş amlarının yanında Kübra’nınki sıfır model pahalı bir araba gibiydi. Ayağa kalktım ama amını sıkıca avuçladım. Kübra ayakuçlarında dikildi bu hareketim sonrası. “Parmağını sokma sakın!” diye tembihte bulunurken “tamam, korkma!” dedim. Amını avucumun içinde hissediyordum. Çok sıkıydı kasıkları derin bir V harfi meydana gelmişti kalçaları ile kasıklarının birleştiği yerde. Sağ elim amında sol elim memelerindeyken dudaklarımız kavuştu. Kübra çok ateşli ve aceleciydi. Bense kendimi zapt etmekte zorlanıyordum. Amını okşadıktan sonra kendime çektim ve iki elimle götünü avuçladım. Sımsıkı ve taş gibi göt yanakları vardı. Bembeyaz götünün yanaklarını sıkıp durdum. Artık yarağıma özgürlük vermem gerekiyordu, pantolonumun altında ağrımaya başlamıştı.Hemen kemerimi çözdüm, pantolonumu külotumla birlikte indirdiğimde kalkık ve sert bir sopa haline gelmiş yarağım sallandı Kübra’nın önünde. Şaşırmış gibi gözlerini açarak baktı yarağıma ve sağ elini uzatıp tuttu onu. İnce uzun parmaklı eli yarağıma değer değmez sallanır gibi olduğunda “canlandı herhalde!” dedi keyifle. Kısa bir süre eliyle okşadı yarağımı sonra da “ağzıma alayım mı!” diye sordu. “Sen nerden biliyorsun onu kız!” dedim, şaşırmıştım çünkü.“Ablam enişteme yaparken görmüştüm!” dedi kikirdeyerek. Ablası Hafize benimle aynı yaştaydı ama geçen sene evlenmişti. Evlendiği kişi dayısının 25 yaşındaki oğluydu. Akli melekelerinde problem olan saftirik bir tipti kocası. Bu nedenle askerlik yapmamıştı. Zorunlu bir evlilik olmuştu Hafize’ninki. Hamileydi ve yakında doğum yapacaktı. “Sen nerden gördün kız!” dediğimde “hiç, gördüm işte!” dedi omzunu silkerek. Ardından da saman balyasının üstüne oturmamı istedi. Ben otururken o da önümde çömelerek ellerini dizlerime koydu. Kalkık yarağım ince pembe dudaklarıyla buluştu biraz sonra. Derin bir iç geçirdim o anda. Kübra gözlerini üzerime dikmiş bakıyordu bana. Yarağımın kafasını emiyordu ağır ağır. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra “böyle olmuyor!” dedi ve dizlerini yere koyup domalır hale geldi. Bu şekilde bursa escort bayan yapmaya başladı.Gözleri yine üzerimdeydi ama şimdi daha hızlı ve iyi yapmaya başlamıştı. Başını kaldırıp indiriyordu, boynunu hindi gibi oynatıyordu. Yarağım minik ağzını doldurmuştu. Dişleri ara sıra yarağımın kafasına geliyordu. Başındaki çiçekli türbanını sıyırdım, ensesinden bağlamıştı onu. Upuzun siyah saçlarını bir lastikle tepesinden bağlamıştı. Yağlanmış ama yumuşak saçlarını okşarken Kübra güzel bir sakso çekiyordu. Ahırdaki inekler kendi hallerindeydi henüz. Biz sessiz sakin işimizi yaptığımızdan ara sıra mölemek dışında sesleri çıkmıyordu. Bir ara boşalacak gibi olduğumda “ooo, ooo, dur kız dur!” dedim heyecanla. Kübra başını kaldırıp “ne oldu!” deyince “boşalacam nerdeyse, ne olacak!” dedim. Kendimi tuttum zor da olsa. O zaman Kübra “boşalsana ben de göreyim!” dedi gülerek. “Yürü git kız işine!” dedim ve ayağa kalktım. Ama Kübra ile işim bitmemişti daha. Onu elinden tutup kaldırdım ve dudaklarından öpmeye başladım. Bir yandan da sımsıkı götünü avuçlayıp sıkıyordum. O ise elini alta kaydırıp yarağımı tutmuştu. Birden heyecanla “sikeyim mi seni!” diye sordum. Bir teklifti bu, ne cevap vereceğini merak ediyordum. Kübra “sik!” dedi dudağını ısırarak. Gözlerinin içi gülüyordu, kim bilir ne zamandır bunu bekliyordu. Ancak “önden yapma ama, kızlığım gider!” dediğinde “nasıl olacak peki!” diye sordum. Hiç duraksamadan “arkamdan yap!” deyince “sen ciddi misin!” dedim. “He, ciddiyim!” dedi kararlı bir sesle. Kendini bana götünden siktirmek istiyordu.“Gerdek gecesi kanlı çarşaf isterler, önden yaparsan olmaz!” dedi. Açıklaması buydu. Köyde adetti bu, gerdek gecesi gelinin kanlı çarşafı hem kendisinin hem kocasının akrabaları tarafından alınır kontrol edilirdi. Çarşafta kan yoksa gelin ana evine gönderilirdi. Kübra da böyle bir şeyden korkuyordu. Benimle evlenecek olsa bile kanlı çarşafın mutlaka görülmesi gerekecekti. Akraba evliliklerinde de durum buydu. Bunu bilen köyümüzün azgın kızları kurtuluşu götten vermede bulmuştu. İster sözlü ya da nişanlı olsunlar isterse sevgilileriyle olsun kendilerini götlerinden siktirip kız kalmayı başarıyorlardı. Çocukken annemle yengemlerin aralarında yaptıkları konuşmalarda duymuştum bunu. O zamanlar aklım ermemişti ama büyüdüğümde anlamıştım. Babamın Zeynep Teyzeyi kaçırdığı gece küçük amcamın “Bizim köyde götten vermeyen karı yoktur abi!” demesinin sebebi de buydu büyük ihtimalle. Kübra da o azgın kızlardan biriydi. “Gel şöyle o zaman!” dedim ve ona saman balyasından tutunmasını söyledim. Ellerini balyaya dayadı hemen ve bacaklarını ayırdı. Birbirinden ayrık duran biçimli göt yanaklarının arasında minik bir delik belirdi o anda. Kılsız ve tüysüz taptaze bir delikti. Kalbim yerinden fırlayacak gibi attı, boynumdaki damarlar şişti. Zeynep Teyzenin genişlemiş göt deliğinin yanında Kübra’nınki bezelye tanesi gibi bir şeydi.“Öff, bu ne kız, daracık bu!” dediğimde “ne sandın, kız oğlan kızım ben, önüm de kız arkam da!” dedi. Yarağımı kavradım hemen ve arkasında yerimi aldım. Göt yanaklarını tutarken yarağımın kafasını yavaşça bastırdım götüne. Kübra’nın minik göt deliği bana mısın demedi ama bastırdıkça açılır gibi oluyordu. Derken yarağımın kafasını biraz sertçe ittim ileri doğru. O an Kübra’dan “ayyy, yavaşşş!!!” diye tiz bir çığlık çıktı. Minik göt deliği parmağımın ucu girecek kadar açılmış ama Kübra’nın canı yanmıştı. “Nasıl olacak böyle, olmuyor ki!” dedim. Bir an önce götüne girmek için sabırsızlanıyordum. Kalbim zonkluyordu, nefes alışverişim hızlanmıştı. Kübra kalktı ve ahırın bir köşesindeki banyo yaptıkları yere seğirtti. Az sonra elinde bir kalıp sabun ile geldi. Sabunun üzeri ıslaktı. Ahırda çalıştıktan sonra ellerini bu sabunla yıkıyorlardı. “Şundan sür!” dedi heyecanla. 31 çektiğim zamanlardaki gibi sabunu elime yedirdim. Bu sırada Kübra yeniden önümde domalmış, bacaklarını da iki yana açmıştı iyice. Kara lastik ayakkabılarının ucunda yükselmişti.“Nerden biliyon sen bunları kız!” dediğimde “dedim ya ablamdan!” diyerek yanıt verdi. “Ablan götten de mi veriyordu!” dediğimde “ohoo, hem de nasıl!” dedi başını yana atıp. “Hadi bırak konuşmayı da işini yap, Beyzanur gelmeden bitir şunu!” dedi. Sabuna bulanmış elimi bu kez de yarağıma attım. escort bursa Üzerinde gezdirdim ve onu da iyice sabuna buladım. Karşımdaki manzaranın güzelliğini seyrediyordum bu sırada. Kübra’nın minik amı göt deliğinin hemen altında minik bir meyveymiş gibi duruyordu. O meyve benim için yasaktı ama göt deliğini yiyebilecektim şimdi.Parmağımda kalan sabun parçalarını göt deliğinin etrafına sürdüm. Sert ve sıkıydı deliğin etrafı. Açıldığında Kübra’nın bu kadar acı çekmesinin sebebi de buydu. Sabunu saman balyasının üstüne attım. Arkasında yerimi alıp yavaşça sabunladığım göt deliğine bastırdım. Yine ilk anda bir şey olmadı ama sonra delik yavaşça açılmaya başladı. Kübra’dan “ayyyy, ahhhh!!!” sesleri gelirken geri çekmedim yarağımı ve bastırmaya devam ettim. Kübra’nın ince ve tiz acı iniltileri son raddesine geldiğinde çıkartmam için yalvarmaya başladı. Oysa daha yarağımın kafası girmişti içine. “Reşit, çek şunu, kurban olduğum, yandımm, çek şunu!!!” diyordu. “Sakin ol kız, az dur, giriyor, şimdi çekersem bir daha sokamam!” dediğimde sakinleşir gibi oldu. Ensesine kayan türbanının uçlarını ağzına atıp ısırmaya başladı o zaman.Yerimde sağa sola kıpırdadım. Göt deliği bastırdıkça açılacak hale gelmişti. Yeniden zorlamaya başladığımda yarağımın gövdesi içine girmeye başladı. “Ayyyy!!!” diyerek yerinde zıplamaya başladı Kübra. “Dur kız manyak, yarağımı kıracaksın, sakin ol!” dedim ve belinden sıkıca tuttum oynamaması için. “Çok acıyorrr!!!” dedi ağlamaklı bir sesle. “İlk defa yapıyoruz gerizekalı, onun için acıyor!” dedim.İleri doğru ayakuçlarımda kayarak bastırdım yarağımı. Biraz daha içine girdi bu sayede. Göt deliği inanılmaz sıkıydı. Daha derinlere gidebilirdi yarağım ama benim de canım yanmaya başlamıştı. Sabuna rağmen içine girmekte zorlanıyordum. O zaman götünde gidip gelmeye başladım. Yarağım tamamen içine girmediği için zor oluyordu ama inanılmaz zevk alıyordum.Gözlerim kapalı halde başımı yukarı attım. Ahırın bok kokan ortamında 17 yaşındaki Kübra’yı götünden sikmenin neşesi ve heyecanı içindeydim. Gözlerimi açtığımda Kübra “hıı, hıı!!!” diye diye ağzındaki türbanın uçlarını ısırıyordu. Minicik deliğin gittikçe açıldığını fark ettim. Yarağım artık daha ilerilere gitmeye başlamıştı. Kübra çektiği acıyla belini yukarı kaldırmıştı, ona belini ve götünü eğmesini söyledim. Ayaklarını biraz daha yanlara koyup belini eğdiğinde daha rahattım. “Böyle daha iyi oldu değil mi!” diye sorduğumda “hı hı!!!” diyerek başını salladı.Yarağım götünde ağır ağır gidip geliyordu ama artık kendimi tutmakta zorlanıyordum. Bu kadar dar bir deliğin içinde yarağım baskının etkisiyle şişmişti. Üst derisi kıvrılıyordu her ileri geri hareketimle. Sonunda daha fazla dayanamadım ve birden Kübra’nın götüne boşalmaya başladım. Yarağımdan akan döller deliğin içinde kendine yol bulmuştu sanki. Yarağım yarısına kadar götündeydi. Boşalmam bitene kadar öyle kaldım. Sonrasında çektim kendimi. Deliğin ağzı kızarmıştı ve içine akan döllerimle koyu beyaz bir renge bürünmüş ve de açılmıştı. Bir miktar dölüm götünden sızıyordu. Kübra bir süre o şekilde durmaya devam etti. Göt deliği küçük bir bozuk para kadar açık vaziyetteydi. Sonra yavaşça doğruldu. Doğrulurken biraz acı çekti ama bunun beklediğinden daha az olduğunu anladım. Ama yüzü epey kızarmış ve terlemişti. Aynı zamanda ela gözlerinin etrafında ıslaklık vardı, çektiği acıdan dolayı biraz ağlamış gibiydi. Ama belki de mutluluk gözyaşlarıydı bunlar. Artık genç kız değil yarı kadın olmuştu. Gerdek gecesinde tamamen kadın olacaktı.Birbirimize sıkıca sarılıp bir süre dudak dudağa öpüştük. Hemen sonra Kübra külotunu çekip şalvarını giyindi. Sutyenini kaldırıp gömleğinin düğmelerini ilikledi, türbanını yeniden bağladı. Ben de toparladım üstümü başımı. Harika bir şeydi yaşadığımız. “Hadi sen git artık, ben hallederim işleri, Beyzanur gelmeden git!” dediğinde son bir kez dudaklarından öptüm. Ahırın arka taraftaki eski ağaç kapısını açtığımda yan tarafa doğru birinin hızla kaçtığını fark ettim. Hemen o yana doğru gittiğimde Beyzanur’u duvarın yanına sığınmış şekilde gördüm. Yüzünün şekline bakılırsa bizim içerde ne yaptığımızı anlamış ya da görmüş gibiydi. “Ne oldu kız, niye kaçtın öyle!” dedim fısıltıyla. İçerdeki Kübra’nın bizi duymaması için öyle sessiz söylemiştim bunu. “Hiiçç!” dedi omzunu silkerek. “Doğru söyle, ne oldu!” diye sordum yeniden. “Bir şey olmadı, ne olacak!” dedi, benden korkuyor gibiydi bunu derken. “Hey Allah’ım manyak mıdır nedir!” diyerek yanından ayrılıp eve doğru gittim…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

pendik escort izmir escort maltepe escort gaziantep rus escort antep escort escort malatya escort kayseri escort eryaman escort pendik escort tuzla escort kartal escort kurtköy çankaya escort izmir escort izmir escort bayan izmir escort kayseri escort ensest hikayeler gaziantep escort istanbul escort escort bayanlar istanbul escort bayan escort bayan escort bayan istanbul ümraniye escort sakarya escort webmaster forum canlı bahis canlı bahis canlı bahis güvenilir bahis illegal bahis canlı bahis